Smithsonian Open Access, koleksiyonlarındaki milyonlarca 2B ve 3B dijital öğeye erişim sunuyor. Bir tasarımcı için bu, yalnızca bedava görsel deposu değil; kültür tarihine açılan ciddi bir araştırma kapısı. Arama kutusuna ilk akla gelen kelimeyi yazıp sonuçları kaydetmek kolay. Asıl yaratıcı iş, nesnenin bağlamını da okumak.
Bir sergi afişi, dijital deneyim veya eğitim içeriği hazırlarken objenin kökeni, dönemi ve kullanılan malzemesi tasarım kararına yön verebilir. Böyle bir araştırma renk paletinden tipografik ritme kadar beklenmedik bağlantılar kurdurur. Kaynağı belirtmek de görselin yolculuğunu görünür kılar; ilhamın kimden geldiğini saklamak marifet değil.
Açık erişim, bütün nesnelerin aynı öyküye sahip olduğu anlamına gelmez. Smithsonian, öğe düzeyindeki metadata ve kullanım bilgilerine bakmayı öneriyor. Özellikle kültürel mirasla ilgili işlerde topluluk bağlamını, temsil biçimini ve yanlış anlamaya açık sembolleri ciddiye alın. ‘Güzel doku’ dediğiniz şey birilerinin yaşayan tarihi olabilir.
Başlamak için bir konu seçin: örneğin hareket, ışık ya da gündelik yaşam. Koleksiyondan beş nesne bulun, her biri için tek paragraf bağlam notu yazın. Sonra doğrudan kopyalamadan görsel bir ilişki haritası kurun. Böylece moodboard, renkli bir indirme klasöründen düşünülmüş bir fikre dönüşür.
Müze kapısı çevrim içi açıldığında içeri dalmak güzel. Çıkarken ne öğrendiğinizi anlatabiliyorsanız daha güzel. İlhamı indirmek kolay; onu anlamak biraz emek istiyor.
